Scrolltop arrow icon
Bu fırsat kaçmaz!
BLOGTR25 promosyon kodu ile %25 indirim + 1 aylık ücretsiz konuşma pratiği dersleri kazanın!
CTA background
İlk ders tamamen ücretsiz! Çocuğunuz için ana dili İngilizce olan en iyi öğretmenler
İlk ders tamamen ücretsiz!
daha çok bilgi alın
Paylaş
X share icon
04.04.2025
Time icon 5 dk.

İngilizcede “finally” (sonunda) yerine kullanılabilecek sözcükler ve cümle içinde kullanımları!

İçindekiler
  1. “Finally” ne demek?
  2. “Finally” kelimesinin yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeler
  3. Sıkça sorulan sorular
  4. Novakid’le tanışın!

İngilizce konuşurken veya yazarken kelime seçimleri büyük fark yaratıyor. “Finally” kelimesi çoğu zaman bir olayın son adımını anlatmak ya da bir sonucu vurgulamak için kullanılıyor ama sürekli aynı kelimeyi kullanmak ifadeleri tekrara düşürüyor ve anlatımı sıkıcı hâle getiriyor. 

Neyse ki; “ultimately“, “in the end“, “at last“, “eventually“, “in conclusion” ve “to sum up” gibi birçok alternatif kelime var. Bu içeriğimizde, “finally” kelimesi tam olarak ne demek öğrendikten sonra, yerine kullanabileceğimiz sözcükleri paylaşacağız. Haydi İngilizcemizi geliştirmek ve kendimizi daha iyi ifade edebilmek için öğrenmeye başlayalım!

“Finally” ne demek?

Finally“, İngilizcede bir olayın veya sürecin son aşamasını ifade etmek için kullanılan bir kelime. Genellikle bir şeyin en sonunda gerçekleştiğini, beklenen bir sonuca ulaşıldığını veya uzun süren bir sürecin tamamlandığını anlatıyor. Türkçeye “son olarak”, “nihayet” veya “en sonunda” şeklinde çevirebiliriz.

  • Örnek: After a long journey, we finally arrived at our destination. (Uzun bir yolculuktan sonra nihayet varış noktamıza ulaştık.)
  • Örnek: She studied for months, and finally, she passed the exam. (Aylarca çalıştı ve sonunda sınavı geçti.)
  • Örnek: I was looking for my keys everywhere, and finally, I found them under the couch. (Anahtarlarımı her yerde arıyordum ve en sonunda koltuğun altında buldum.)

İngilizcede sıkça kullanılan bu kelimenin yerine farklı ifadeler kullanarak anlatımını daha zengin hâle getirebilirsiniz.

“Finally” kelimesinin yerine kullanılabilecek İngilizce kelimeler

  1. Ultimately: Sonunda, nihayetinde

Ultimately, bir sürecin veya olayın sonunda ulaşılan sonucu ifade etmek için kullanılıyor.

  • Örnek: Ultimately, success depends on hard work and dedication. (Sonunda, başarı sıkı çalışma ve adanmışlığa bağlıdır.)
  • Örnek: They debated for hours, but ultimately, they agreed on a solution. (Saatlerce tartıştılar ama nihayetinde bir çözüme vardılar.)
  • Örnek: Ultimately, it’s your decision whether to stay or leave. (Nihayetinde, kalıp kalmamak senin kararın.)
  1. In the end: Sonuçta, sonunda, en nihayetinde, neticede

In the end, bir olayın veya sürecin nihai sonucunu belirtiyor.

  • Örnek: In the end, we all want to be happy. (En nihayetinde, hepimiz mutlu olmak istiyoruz.)
  • Örnek: He had many job offers, but in the end, he chose to work abroad. (Birçok iş teklifi aldı ama sonunda yurt dışında çalışmayı seçti.)
  • Örnek: We were worried about the storm, but in the end, it wasn’t so bad. (Fırtına konusunda endişeliydik ama neticede o kadar da kötü değildi.)
  1. At last: Sonunda, nihayetinde

At last, uzun süren bir bekleyişin veya sürecin sonunda bir şeyin gerçekleştiğini ifade ediyor.

  • Örnek: At last, the train arrived after an hour of delay. (Sonunda, tren bir saatlik gecikmenin ardından geldi.)
  • Örnek: She had been waiting for years, and at last, her dream came true. (Yıllardır bekliyordu ve nihayet hayali gerçek oldu.)
  • Örnek: At last, I finished reading that long book. (Sonunda o uzun kitabı bitirdim.)
  1. Eventually: Nihayet, sonunda

Eventually, belirli bir süreç veya gecikmeden sonra gerçekleşen bir olayı anlatıyor.

  • Örnek: Eventually, she found the courage to speak in public. (Sonunda, topluluk önünde konuşma cesaretini buldu.)
  • Örnek: Don’t worry, everything will work out eventually. (Endişelenme, her şey sonunda yoluna girecek.)
  • Örnek: They fought for years, but eventually, they made peace. (Yıllarca kavga ettiler ama sonunda barıştılar.)
  1. In conclusion: Sonuç olarak

In conclusion, bir metnin veya konuşmanın sonucunu belirtirken kullanılıyor.

  • Örnek: In conclusion, a healthy diet and exercise are key to a long life. (Sonuç olarak, sağlıklı bir diyet ve egzersiz uzun bir yaşamın anahtarıdır.)
  • Örnek: In conclusion, we should focus on renewable energy sources. (Sonuç olarak, yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanmalıyız.)
  • Örnek: In conclusion, the experiment was a success. (Sonuç olarak, deney başarılı oldu.)
  1. To sum up: Özetle

To sum up, söylenenleri özetlerken kullanılıyor.

  • Örnek: To sum up, the trip was both fun and educational. (Özetle, gezi hem eğlenceli hem de öğreticiydi.)
  • Örnek: To sum up, we need to be more conscious about climate change. (Özetle, iklim değişikliği konusunda daha bilinçli olmamız gerekiyor.)
  • Örnek: To sum up, the meeting covered all important topics. (Özetle, toplantıda tüm önemli konular ele alındı.)
  1. In the final analysis: Sonuç olarak

In the final analysis, daha derin bir değerlendirme veya sonuca varırken kullanılıyor.

  • Örnek: In the final analysis, education is the foundation of a strong society. (Sonuç olarak, eğitim güçlü bir toplumun temelidir.)
  • Örnek: In the final analysis, both options have their advantages. (Sonuç olarak, her iki seçeneğin de avantajları var.)
  • Örnek: In the final analysis, honesty always leads to the best outcome. (Sonuç olarak, dürüstlük her zaman en iyi sonuca götürür.)
  1. Last but not least: Son olarak ama en önemlisi

Last but not least, bir listenin sonunda olup yine de önemli olan bir noktayı vurgulamak için kullanılıyor.

  • Örnek: Last but not least, I want to thank my parents for their support. (Son olarak ama en önemlisi, aileme destekleri için teşekkür etmek istiyorum.)
  • Örnek: Last but not least, communication is key in any relationship. (Son olarak ama en önemlisi, iletişim her ilişkide çok önemlidir.)
  • Örnek: Last but not least, don’t forget to enjoy the process. (Son olarak ama en önemlisi, sürecin tadını çıkarmayı unutma.)
  1. In the long run: Uzun vadede

In the long run, belirli bir olayın veya durumun uzun vadede nasıl sonuçlanacağını ifade etmek için tercih ediliyor.

  • Örnek: In the long run, investing in education pays off. (Uzun vadede, eğitime yatırım yapmak karşılığını verir.)
  • Örnek: In the long run, a healthy lifestyle leads to a happier life. (Uzun vadede, sağlıklı bir yaşam tarzı daha mutlu bir hayata yol açar.)
  • Örnek: In the long run, hard work and patience always bring success. (Uzun vadede, sıkı çalışma ve sabır her zaman başarı getirir.)
  1. Ultimately speaking: Sonuç olarak söylemek gerekirse

Ultimately speaking, belirli bir konuyu özetlerken veya sonuçlandırırken kullanılıyor.

  • Örnek: Ultimately speaking, teamwork is essential for success. (Sonuç olarak söylemek gerekirse, başarı için ekip çalışması çok önemlidir.)
  • Örnek: Ultimately speaking, everyone should follow their own path. (Sonuç olarak söylemek gerekirse, herkes kendi yolunu takip etmelidir.)
  • Örnek: Ultimately speaking, learning never stops. (Sonuç olarak söylemek gerekirse, öğrenme asla bitmez.)
  1. After all: Sonuç olarak, ne de olsa

After all, bir sonuca ulaşırken daha önce söylenenleri destekleyen bir neden belirtmek için kullanılıyor.

  • Örnek: After all, he had warned us about the risks. (Sonuç olarak, bizi riskler konusunda uyarmıştı.)
  • Örnek: We shouldn’t be surprised by their decision; after all, they had no other choice. (Verdikleri karara şaşırmamalıyız; ne de olsa başka seçenekleri yoktu.)
  • Örnek: After all, hard work always pays off. (Sonuç olarak, sıkı çalışma her zaman karşılığını verir.)
  1. At the end of the day: Günün sonunda, sonuç olarak

At the end of the day, bir durumu değerlendirip sonuçlandırırken kullanılıyor.

  • Örnek: At the end of the day, your happiness is what matters most. (Günün sonunda, en önemli şey senin mutluluğun.)
  • Örnek: We may have different opinions, but at the end of the day, we all want the best outcome. (Farklı görüşlerimiz olabilir ama sonuç olarak hepimiz en iyi sonucu istiyoruz.)
  • Örnek: At the end of the day, what matters is that we did our best. (Günün sonunda önemli olan elimizden gelenin en iyisini yapmış olmamız.)
  1. In summary: Özetle, kısaca

In summary, daha önce anlatılanların kısa bir özetini vermek için kullanılıyor.

  • Örnek: In summary, the project was successful despite some challenges. (Özetle, proje bazı zorluklara rağmen başarılı oldu.)
  • Örnek: In summary, we need to make better environmental choices. (Özetle, çevre konusunda daha iyi seçimler yapmalıyız.)
  • Örnek: In summary, the benefits of exercise far outweigh the drawbacks. (Özetle, egzersizin faydaları dezavantajlarından çok daha fazla.)
  1. All in all: Her şeyi hesaba kattığımızda, sonuç olarak

All in all, bir şeyi genel olarak değerlendirirken tercih ediliyor.

  • Örnek: All in all, it was a great trip despite the bad weather. (Her şeyi hesaba kattığımızda, kötü havaya rağmen harika bir yolculuktu.)
  • Örnek: The restaurant was expensive, but all in all, the food was worth it. (Restoran pahalıydı ama sonuç olarak yemek, buna değdi.)
  • Örnek: All in all, the event was well-organized and enjoyable. (Sonuç olarak, etkinlik iyi organize edilmiş ve keyifliydi.)
  1. As a final point: Son olarak, nihayetinde

As a final point, bir konunun son noktasını vurgulamak için kullanılıyor.

  • Örnek: As a final point, I want to thank everyone for their support. (Son olarak, herkese destekleri için teşekkür etmek istiyorum.)
  • Örnek: As a final point, let’s not forget the importance of teamwork. (Son olarak, ekip çalışmasının önemini unutmayalım.)
  • Örnek: As a final point, always stay true to yourself. (Son olarak, her zaman kendine sadık kal.)

Size ve çocuğunuza harika bir hediyemiz var!

Çift dilli Sihirli Hikaye kitabı

image

İngilizcede “finally” sözcüğü yerine tercih edebileceğiniz tüm bu alternatiflerle sözlü ve yazılı diliniz, bir üst seviyeye taşıyabilirsiniz!

Sıkça sorulan sorular

İşte “finally” hakkında sıkça sorulan sorular ve cevapları!

Finally nedir?

“Finally”, İngilizcede bir olayın veya sürecin son aşamasını ifade etmek için kullanılan bir kelimedir. Genellikle bir şeyin en sonunda gerçekleştiğini, beklenen bir sonuca ulaşıldığını veya uzun süren bir sürecin tamamlandığını anlatır. 

However yerine ne kullanılır?

“However” yerine “but”, “yet”, “nevertheless”, “nonetheless”, “on the other hand” ya da”still” gibi kelimeler kullanılabilir.

Because yerine ne kullanılır?

İngilizcede “because” yerine “since”, “as” “due to”, “owing to”, “for veya “given that” kullanılabilir.

Novakid’le tanışın!

Etkili bir dil öğrenimi için kelime hazinesini geliştirmek önemli ancak en önemlisi, dili yaşamak. Çocuğunuzun İngilizceyi öğrenirken ezber yapmasını değil, interaktif yöntemleri keşfetmesini istiyorsanız Novakid, tam da aradığınız yer olabilir! Akranlarıyla iletişim kurarak hem eğlenceli hem eğitici bir eğitim alması için İngilizce derslerine göz atarak siz de aramıza katılabilirsiniz.

Ayrıca birebir derslerimizde uyguladığımız etkili yöntemimize aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz:

Çocuğunuzun dili yaşayarak keşfetmesi için ilk deneme dersi tamamen ücretsiz bir şekilde alabilirsiniz!

Yorum bırak

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA tarafından korunmaktadır ve Google Gizlilik Politikası ile Hizmet Şartları geçerlidir.

Çocuğunuzun ücretsiz deneme dersine katılacak öğretmeni seçelim!
  • Video Preview
  • Video Preview
  • Video Preview
  • Video Preview
Editörün seçimi
İlginizi çekebilir
Bir dil seçin
Down arrow icon
Argentina Brazil Chile Czech Republic Denmark Finland France Germany Global English Global العربية Greece Hungary India Indonesia Israel Italy Japan Malaysia Netherlands Norway Poland Portugal Romania Russia Slovakia South Korea Spain Sweden Turkey
Cookie icon
Web sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Siteye giriş yaparak çerezleri tarayıcınıza kaydetmeyi kabul ediyorsunuz.